KORGAN HABER SİTESİ ORDU HABERLERİ KORGANIN SESİ

Onu hakkıyla tanımıyoruz

Bu Haber 227 Defa Okundu
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kamuoyuna yansımamış özelliklerini Ekrem Şama ile konuştuk…

2011 yılının 27 Şubat’ında vefat eden Milli Görüş Lideri ve Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın kamuoyuna yansımamış özelliklerini Ekrem Şama ile konuştuk.

Ekrem Şama 1969 yılından itibaren kesintisiz olarak Erbakan çizgisinde bulunmuş, geri planda veya aktif olarak siyaset yapmış bir insandır. Onun vefatından önce yapılan Saadet Partisi kongresinde de, Genel İdare Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Tarihi araştırmaları ile tanınmış Ekrem Şama halen çeşitli televizyon kanallarında tarihle ilgili programlar yapıyor. Ayrıca çeşitli kitapları da bulunan Şama didaktik ve cinaslı tarzlarda şiirler de yazıyor.

ONUN SİYASET ANLAYIŞI DİNİ İNANCIYLA ŞEKİLLENMİŞTİ

Sayın Şama, Merhum Erbakan’ı ne zaman ve nasıl tanıdınız?

Erbakan Hocamız siyasete 1969 yılında atıldı. Konya’dan bağımsız milletvekili seçildiği zaman ben lise son sınıfı okuyordum. Gazetelere yansıdığı kadarıyla mert çıkışları ve bence de doğru olan fikirleri dikkatimi çekti. Böylece onun gıyabında kendisini tanıyıp takip etmeye başlamış olduk.  Milli Görüş çizgisinde kurduğu Milli Nizam ve Milli Selamet partilerinde gençlik kollarında, Refah, Fazilet ve Saadet partilerinde ise İl ve Genel Merkez organlarında görev yaptım. Milli Nizam partisi döneminde de kendisiyle tanışma fırsatı buldum.

Alışılmış ve herkesçe bilinen özellikleri dışında Merhum Erbakan’ı bir iki cümle ile tanıtır mısınız, desek neler söylersiniz?

Maalesef kendisi millete yanlış tanıtılmıştır. Onun fikirlerinin iktidar olması durumunda çıkarları bozulacak olanlar kasten onu olduğu gibi değil, kendi açılarından çarpıtarak, saptırarak tanıtmaya çalıştılar. Ancak vefat ettiği günlerde bu çarpıtmalarının bir kısmını itiraf ettiler. Buraya girersek söz uzar. Ama mademki onu kısaca tanıyacağız, şöyle dememiz gerekecek:

Başta İsmet İnönü, Kenan Evren, Nurettin Ersin, gibi isimlerin de itiraf ettikleri gibi kendisi son derece zeki, bilgili ve kültür donanımlı müstesna şahsiyetlerden birisi idi. Bu isimler daha da ileri giderek Cumhuriyetin Atatürk’ten sonra yetiştirdiği en mükemmel bir devlet adamıydı diye tanımladılar. Onlar açısından tek kusuru “takunyalı” yani dindar olması idi. Bunun belgeleri ve tanıkları mevcut.

Bunlardan birini açıklamak isterim. “Ceviz Kabuğu” isimli programa çıkmıştı Kenan Evren. Orada itirafı vardı. “Türkiye’nin ekonomik problemlerini kısa sürede halledebilecek bir tek kişi vardır, oda Erbakan’dır. Ama biz ona iktidar olma şansı veremeyiz, çünkü dincidir.”

Programın yapımcısı ve sunucusu halen hayattadır.

İşte dindar olma özelliğinden dolayı iktidar olmasının önü hep kesilmiştir. 42 yıllık siyasi hayatının hemen hemen yarısı yasaklı olarak geçmiştir. Sadece cuntacılar değil, kökü derinlerde olan mahfiller hep onunla ve siyasi partileri ile mücadele ettiler. Ama hukuka uygun değil, belden aşağı vurarak…

Ama o fikirlerinden hiç taviz vermemiştir. Eğilip bükülmemiştir. Bağımsız adaylığında hangi fikirleri savunuyorsa ölüm döşeğinde de aynı fikirleri vasiyet etmiştir. Özgün deyişi ile “Doğru her şart altında ve her zaman doğrudur. İki kere iki hep dört eder. Milattan önce de sonra da, ekvator üstünde de kutuplarda da değişmez.”

Onun fikirlerine göre Milletimiz kendi zihniyeti ile yönetilmeli, kendi imkanları ile kalkınmalı, kendi dinamiklerini harekete geçirerek mazisinde olduğu gibi “Lider Ülke” olma özelliğini açığa çıkarmalıdır. İşte bu ana fikirlerini söylediğimiz görüşe de “Milli Görüş” ismini vermiş ve vefat edinceye kadar milim şaşmadan bunu savunmuştur. Yanlış tanıttıkları gibi o bir koltuk heveslisi değil, idealist bir insan olarak Milli Görüş’ü ülkemizde hakim kılmak için son nefesine kadar çalışmıştır. Bize de bunu vasiyet etmiştir.

Zekası ve hafızası çok güçlü idi. Kendisine aktarılan bir bilgiyi bir daha asla unutmaz, tanıdığı bir kimseyi her zaman adı ve görevi ile hatırlardı.

Kendisi ile ilgili bir anınızı anlatabilir misiniz?

Evet… O’na göre milletimiz bin yıldır Milli Görüş çerçevesinde devletler kurmuş, Milli Görüş umdeleri ile dünyaya adalet ve huzur sağlamıştır. Bu konu ile ilgili özel bir anısını bize anlatmıştı. İşte o anlattığı olay:

“1997 yılında D-8 işbirliğini kurmak üzere İran, Pakistan, Bangladeş, Endonezya, Malezya ve Mısır’ı ziyaret etmiş, müzakereler yapmış, belli mutabakatlara varmıştık. Sırada Nijerya vardı.

Afrika’nın ortalarında bulunan bu Müslüman ülkeye, konu ile ilgili bir ziyarette bulunmak üzere gittik. Nijerya’da daha uçaktan inerken olağanüstü bir ilgiyle karşılaştık. Caddelerden Ayyıldızlı bayrağımızın takılı olduğu aracımızla geçerken, halk sokaklara akın etmişti. İlerlememiz zor oluyordu. Halktan bazıları ezilme pahasına arabamızın önüne kendilerini atıyorlardı. Arabaya dokunmaya çalışıyorlardı. Bu ilginin sebebini önce anlayamamıştık. Beraberimizde bulunan yetkiliye sormak zorunda kaldık:

-Bu olağanüstü bir şey. Halk neden bu kadar ilgi gösteriyor? Arabamızın altına kendilerini atacak kadar yoğun olan bu ilginin sebebi nedir?

-Efendim Türk Bayrağını öpmek istiyorlar da ondan?

-Neden istiyorlar bunu?

-Efendim burada Türkler adeta bir efsane olarak bilinirler. Yüzyıllar önce Portekizliler ülkemizi işgale ve yağmaya gelmişler. Onlara karşı koyacak askeri gücümüz yokmuş. Halkımızın Müslüman olması sebebiyle o zamanki idarecilerimiz Müslümanların Halifesi olan Osmanlı Padişah’ından yardım istemeye karar vermişler. Halife Hazretleri derhal buraya bir donanma göndermiş. Osmanlı donanmasının buraya geldiğini duyan Portekizliler, apar topar geri dönüp defolup gitmişler. Gelen Osmanlı donanması bizim yetkililerimize yeterli miktarda top, tüfek ve cephane bırakmışlar. Ayrıca top yapım ustalarını da getirip teslim ettikten ve Portekiz tehlikesi bertaraf edildikten sonra geri dönüş hazırlıklarına başlamışlar. Bizim idarecilerimiz utana sıkıla, demişler ki:

-Efendim her yardımın bir bedeli vardır. Siz bizim ülkemizi işgalden, yağmadan, çoluk çocuğumuzu da kölelikten ve katliamdan kurtardınız. Bunun bedeli elbet çok büyük olmalı. Bizden ne istiyorsunuz?

Halife Hazretlerinin kumandanları sırtlarını sıvazlayıp:

-Ülkenizde bundan böyle huzur ve mutluluk içinde oturun, Halife Hazretlerine dua edin!

Demişler ve hiçbir bedel istemeyip gitmişler. Bizim halkımız bunu çok iyi bilir. Onun için arabada bulunan Türk Bayrağı’nı öpme yarışına giriyorlar. Sizi bağırlarına basıyorlar. Bu minnetin ve sevginin bir tezahürüdür.”

İşte bu misal, Milli Görüş’e sahip olduğu zamanlarda yüzyıllarca dünya mazlumlarının, milletimizi nasıl gördüklerinin misalidir.

Necmettin Erbakan yasaklıyken bile siyasetle uğraştı. Bu yarıştan hiç geri kalmadı. Bunu nasıl izah edersiniz?

Onun siyaset anlayışı dini inancıyla şekillenmişti. O siyaseti ibadet niyetiyle yaptı. Dikkatinizi Ali İmran Suresi 104. ayetine çekmek isterim:

“Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır.”

Merhum Erbakan siyaseti bu ayetin bir gereği olarak yapardı. O hep şunu söylerdi:

Bu İslam toplumunda iyiliği emretmek, kötülükten men etmek ve hayra çağırmak ancak kanun ve nizamla olabilir. Bunun için de iktidar olmak şarttır.  Biz Milli Görüşçüler bu ayetin tahakkuk etmesi için çalışırız. Bu ise gece gündüz, durmadan, her şart altında çalışmayı gerektirir. Lakin çalışma, planlı, programlı ve teşkilat ile beraber olmalı.  Kısaca diyebiliriz ki, onun gayesi siyaseti ibadet maksadıyla yapmaktı. İbadet ise her şart altında ve sürekli yapılırsa makbuldür. O bunun için çalıştı, çabaladı, çalıştırdı ve sonunda ömrünü bu yolda tamamladı. Etrafında olan bizlerin ona bağlılığımız ve çalışmamızın sırrı da budur.

Peki sizlere karşı davranışları nasıldı?

Önce öğretmendi. Yani hoca. Zaten Erbakan Hoca ismi bunun için verilmişti. Etrafındaki insanların bilgi ile donanmasını en baştaki gayesi olarak sayabiliriz. Hep öğretirdi. Bıkmadan, usanmadan öğretirdi. İslam Dini’nin özelliklerini, Allah’a kul olmanın sorumluluklarını, Allah yolunda cihadın önemini, insanları hayra çağırmanın nasıl olması gerektiğini, sadakati, çalışkanlığı, İslam Medeniyeti’nin üstünlüğünü velhasıl bir insanın bilmesi gereken her şeyi anlatırdı. Bıkmadan, usanmadan ve esprili ve hikmet dolu bir dille anlatırdı.  İşte onun bu anlatım şeklinden kırparak cümleler alıp manşet yaparak milletin gözünde, sulu, mizahçı, güvenilmez bir insan olarak tanıtmaya çalıştılar. Onu yakinen tanımayanların çoğu da maalesef bu oyuna geldiler.

Erbakan ile alakalı, sadece sizin bildiğiniz özel bir hatıranız var mıydı?

Hatıra çok. Onu hep rahmetle ve saygıyla anıyorum. Ama çok özel hatıramı sordunuz diye ifade ediyorum.  Ona ihtiyaç duyduğum bir çok konuda rüya aleminde müşkülümün hallinde yardımcı olmuştur. Ama bu konuda ayrıntıya girmek istemem. Onun vefatı şahsen benim dünyam açısından büyük bir boşluk meydana getirmiştir.

Onun öğrencileri şu anda iktidardadırlar diyebilir miyiz?

Kesinlikle hayır. O hayatta iken bu günkü iktidar yetkilileri için “Arka kapımızdan kaçtılar. Koltuk uğruna ülkenin geleceğini kararttılar. Bizim öğrettiklerimizi anlayamamış oldukları aşikardır…” demiştir. Hem de her fırsatta.

 

Ekrem Bey, sorularımıza içtenlikle cevap verdiniz. Size çok teşekkür ederim.

Bu fırsatı verdiniz, ben size teşekkür ederim.

 

Sergül Vural

HaberKültür.Net


Son Güncelleme ( Perşembe, 01 Aralık 2011 12:56 )  

Yorum ekle

Önemli hatırlatma!
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım..Önemle hatırlatırız!..Saygılarımızla...


Güvenlik kodu
Yenile

Anket

Korgan ve çevre köy yolları yeterlimi.?
 

İstatistikler

mod_vvisit_counterZiyaretçi897
mod_vvisit_counterDün En Fazla917
mod_vvisit_counterBu Hafta5668
mod_vvisit_counterBu Ay18439
mod_vvisit_counterToplam Tekil813554

Çevrim içi üye

Şu anda 46 konuk çevrimiçi

© Copyright 2007-2011 Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
KORGANIN SESİ YEREL HABER www.korganinsesi.com Haber İhbar Msn:korganinsesi@hotmail.com Haber Merkezi Pendik/İstanbul Tel& Fax: 0216 397 52 64