
Korganlı Olmaktan Utanmayalım! Ancak…Eğitim
Â
Korganlı olmaktan utanmayalım; çok kere duyarım bir çok insanın, ‘’Burası Korgan deÄŸil mi? Hayır gelmez!’’ dediklerini. Â
Â
‘’Bir insan herkesi bozuk görüyorsa, en çok bozulan insan odur.’’ diyor Peygamberimiz.
Â
İnsanı, doğası, havası, suyu güzeldir Korgan’ın. İnsanları Resmi Görevliler’e itaatkar, birbirlerine saygılıdır, hayır severdir.
Â
Dışarıya açılmadan kendileri yaptırır kendi eserlerini, dışarıdan gelenlere de daha çok yardım eder insanları, boş çevirmez gelenleri.
Â
Doğası hoş, havası hoştur. Her tarafı yeşildir. Gedemen Tepesi’nden bakıldığında,
uzunluğuna iki ucu çatal ipe dizilmiş boncuk gibidir yeşillikler arasındaki evleri. Dört taraftan rüzgar estiğinde hemen temizlenir havası, toz, toprak, kirli hava kalmaz Korgan’da.
Â
Meşe Tepesi’ne çıkıp da Sülükgölleri’ndeki kurbağa seslerini dinlemek zikir havasına sokar, deruni düşüncelere götürür insanı.
Â
Yeşil rengin dışında iki sarı renk çok meşhurdur Korgan’da; biri, İlkbahar gelirken fındık bahçelerindeki Çuha Çiçekleri. Bütün bahçeler sapsarı olur bahar vakti. Diğeri Haziran Ayı’nda açmaya başlayan Orman Gülleri. Yükseklerde ve yaylalarda açan bu Orman Gülleri öyle geniş bir alana yayılmıştır ki, her taraf uçsuz, bucaksız bir umman gibi sapsarı olur. Hele kokusu var ya, yayılır havaya, nefes alınca her taraftan hoş koku dolar insanın içine, döndürür insanın başını. Arılar bal yapar bu çiçeklerden, deli bal derler adına. Deli balın nasıl olduğunu bilmeyen bir tatlı kaşığı yediğinde öyle bir çarpılır ki, Hastahane’nin Acil Sevisi’nde açar gözlerini. İlaç gibi yendiğinde, dertlere devadır deli bal. Bu hoş kokulu Orman Gülleri’nin Korgan’dan başka yerlerde pek olmadığı söylenir.
Â
Mahalleleri, köyleri, yaylaları iç içedir ağaçlarla, İteniçi’nin gürgenleri serinlik verir
sıcak havalarda, çimenleri nakışlı halılar gibidir, her renk vardır çimenlerinde. Hayvanları kekikle doyurur karınlarını. Eti, sütü lezzetlidir kekik otu yemelerinden. İki
tane Süt Ürünleri Tesisi kaşar peyniri, beyaz peyniri, yoğurdu, ayranı, tere yağını zor
yetiştirir müşterilerine. Daha ne güzellikler var Korgan’da, ne güzellikler…! Görmeye göz gerek…!
Â
Ancak…Eğitim
Â
Bazı insanlar bozar Korgan’ın bu güzelliklerini. ‘’Bir kötünün yedi köye zararı
dokunur.’’ derler ya, işte böyle insanlardır bunlar.
Şehir içinde araba kullanır, gırgır sürer üç-beş kişi yarış yaparcasına. Takmazlar
kimseyi, efelik yaparlar dur diyene, yavaÅŸ git diyene.
Â
Banka içinde uzun kuyruk oluştuğunda, Kaymakamlık’taki Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı’nın önünde yardım almak için yığıldıklarında, Hastahane ve Sağlık Ocakları’nda muayene için sıraya girdiklerinde, üç-beş kişinin üst-baş temizliğine dikkat etmemesi, dişçiye gidip ağızlarını açınca üç-beş kişinin ağız ve diş temizliğine önem vermemesi bozar temiz havayı; kötü kokular yayılır çevreye! Küçük düşürürler bütün Korganlıları.
Görünüşte beş vakit camileri dolu olan Korgan'da yüz kızarıcı suç işleyen üç-beş kişi çok zarar veriyor Korganlılara! Demekki, doğru kılınmıyor namazlar, doğru kılınsa, olmaz bu yüz kızartıcı suçlar.
Â
Hafta günü olunca yaya kaldırımını kapatarak sohbet eder üç-beş kişi, kazık gibi dururlar kaldırımda. Engel olurlar gelen-gidene.
Â
Hele süt satanlar, üç-beş kişi yarı yarıya su katarlar neredeyse sütün içine. Üç-beş kişi hiç dikkat etmez süt temizliğine. 2004 yılında gözümle gördüğüm şu olayı hiç unutamıyorum: Çok yüksek bir kesimde idi. Bir görev için gitmiştik ta oralara. Sütçü geldi süt almak için. Genç bir bayan getirdi sütü büyük bir çanak içersinde. Bir de ne göreyim! Sütün üzerinde hayvan gübreleri yüzüyordu. İnanamadım, dikkatlice baktım, hayvan gübreleriydi. Yanımda şoförüm de vardı. Sütü alan genç adam da görmezden geliyor, o kirli sütü arabasındaki depoya boşaltıyordu.
Â
Gerek yaylalara, gerek yakındaki güzel manzaralı yerlere piknik için çıkar insan. İhtiyaç da var hani piknik için. Çevreyi öyle kirletir ki üç-beş kişi, atar ne varsa çöp cinsinden her şeyi çevreye, et artıklarından, kemik artıklarından, teneke kutu artıklarından, poşet artıklarından pimpis olur o güzelim yerler, o tertemiz yeşil çimenler.
Â
Şehir içindeki durum piknik alanlarından farklı değil. Takip etmiyoruz çöp arabasını veya çöp görevlileri gittikten sonra bırakıyoruz çöpleri dışarı. Bir keresinde gözlerimle şahit oldum ki, çöp arabasını gören biri, araba gittikten sonra çöpünü koydu caddeye. Köpekler geliyor, delik deşik ediyor çöp torbalarını. Rüzgar estiğinde çöpler havada uçuşuyor.
Â
Hele akar sularımızın kirliliği başlı başına ayrı bir konu, ta yaylalardan denize kadar pislik taşıyor irili-ufaklı sular. İğrendirici ve tiksindirici. Sanki yarış yapıyor insanlarımızın bir kısmı akar sulara pislik ve kanalizasyon akıtmaya. Sarılık hastalığı niçin yaygın Korgan’da? İşte, sebep bu.
Â
İşte bu ancak bölümü hep eğitimsizliktendir. Okumak ile eğitim farklı şeylerdir. En büyük sorunumuzdur eğitim.
Â
Üç-beş kişinin eğitimsizliği zarar veriyor bütün Korganlılara!
Ayrıca, bu olumsuzluklar sadece Korgan'da olmuyor elbet. Yurdun her tarafında olduğunu görüyoruz Televizyon'da, okuyoruz haberlerde. Ama, bizi içinde bulunduğumuz, yaşadığımız çevre ilgilendiriyor. Herkes yaşadığı, içinde oturduğu, barındığı yeri düşünmeli, değerlendirmeli önce.
Bu olumsuzlukların tedavisi:Â
EÄŸitimmm!!! EÄŸitimmm!!! EÄŸitimmm!! ille EÄŸitimmm!!!
Â
Makale :Şevki Şaban HİMAMOĞLU / KORGAN





Yorumlar
la ne gerek var yazipta .........................
itibar kazandiracan...
ucdonemdir ayni partiden bld bsk secen koyunlara cok bile ..
kiz geliyor komur..ramazanda makarna.
sefaam olsun..
yazanada.....
Yildirimsamil BASAYEV
hocamin bu mealdeki yazi ve yorumlarinin devamli olmasini beklerim..
Saygilarimla..
Yildirimsamil BASAYEV
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.