Evet, her sene Ramazan hilâli o ince ve nazlı hâliyle ufukta belirince, inanan ruhlarda da bir yenilenme duygusu belirir.. ardından da bir değişim ve dönüşüm sürecine girilir; girilir de pek çok mü’min, gerçek insan olma farklılığını daha bir derince duymaya, daha bir disiplinli olmaya gayret eder.. ve elden geldiğince hep kalb ve ruh şehrahında yürümeye çalışır. Derken, böylelerinin dünyasında hayat uhrevî bir renk alır.. dört bir yan masmavi kesilir.. hemen her bucak, o idrâk edilemez nefâsetiyle ötelerin o enfes desenine bürünür.. ve mü’min gönüllerde âdeta ebedî ferahlamanın çağlayanları duyulmaya başlar. Bu sayede onların saat, dakika ve saniyeleri birer eşref saate dönüşür.. ve zamanın her parçasıyla öbür âlemden neler peylenir neler peylenir!..
Aslında, Ramazanlaşan bu mü’minlerin her hâlleri, en katı kalbleri dahi yumuşatıp rikkate getirecek kadar anlamlı, derin ve tesirlidir. Onlar, atmosferlerini paylaşanlara hâl diliyle neler fısıldar neler fısıldarlar; fısıldar da ne yapıp yapıp onların ruhlarına mutlaka bir şeyler aşılayıp hemdemlerini şöyle-böyle kendilerine benzetirler.
Her şeyden evvel, Ramazanlaşan bu mü’minler, hep Hak’la irtibat içindedirler; sürekli ziya avlama peşindedirler ve peygamberlerin de yedeğindedirler; bu itibarla da yolları aydın, ufukları nurlu ve iradeleri de ilâhî meşîet vesâyetindedir. Bu açıdan onlar, başkalarının maruz kaldığı boşluklara maruz kalmaz, endâzesizliğe düşmez ve mütemâdî karanlık derbederliği de yaşamazlar. Bazen sendelese veya ise-pasa bulaşsalar da, arkadan hemen bir imsak ve iftarla, bir namaz ve niyazla yeniden toparlanır ve kendi derinliklerine yönelirler.
İfadelerin, düşüncelerin tamamen şirâzeden çıktığı, toplumun hemen her kesimiyle gerilimlerin gel-gitlerine çekildiği, her yanda garazların, nefretlerin avaz avaz yükseldiği şu alacakaranlık günlerde, Ramazan’ın hepimize kendi şivesiyle seslenerek, milletçe bizi kendi ruh asâletimiz ufkunda bir araya getirip kaynaştıracağını ümit ediyoruz. Hak rahmetinin ondaki engin tecellisini hiç yanıltmayan bir referans ve insanımızın yanlışlıklarda inat etmeyeceğini de bir esas kabul ederek şu nurlu Ramazan atmosferinin gölgesinde insanımıza son bir kez daha sesleniyoruz: Gelin, en azından şu rahmet ayında kendimiz gibi olalım.. ve bizi bizlikten çıkaran kinlerden, nefretlerden sıyrılarak millî karakterimizin gereklerini dost-düşman herkese bir kere daha haykıralım...
Bu akşam teravihle ve sahurla başlayan manevi iklim hakkımızda hayırlara vesile olsun. Bayrama oruçlarımızı tutmuş, sadaka ve sadaka-i fıtrımızı vermiş, Allah'ın rızasını kazanmış olarak ulaşmak dileğiyle...   HAYIRLI RAMAZANLAR...
Son Güncelleme ( Cumartesi, 22 Ağustos 2009 13:46 )
Yorumlar
www.yukarikozpinar.com
[Ahmet ÇERİK/i]
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.