
“Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalbler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.” (Rad Suresi, 28)
Allah tüm insanları temiz bir akılla düşünebilecek özellikte yaratmıştır. Ancak insan şeytan ve şeytanın sesi olan nefsinin kışkırtmalarını dinlediğinde sağlıklı düşünemeyebilir. Dolayısı ile olaylardan olumsuz yönde etkilenir. İşte bazı insanların sağlıklı düşünmesini engelleyen en önemli etkenlerden biri kuşkudur. Aslında kuşku, şeytanın insanları Allah’ın dosdoğru yolundan alıkoymak için kullandığı sinsi bir tuzaktır.
Bazı insanlar şeytanın kendilerine etki edebileceğini anlamak istemezler. Oysa şeytan ile aynı evrende yaşamaktayız. Biz içinde olduğumuz boyut dolayısıyla onu göremeyebiliriz. Fakat şeytan devamlı bir faaliyet içindedir. Bu nedenle insan, şeytanın üzerinde bir etki oluşturup oluşturamayacağını düşünmelidir. İnsanın şeytanın etkilerini anlayabilmesi için ayrıntılı bir araştırma yapmasına dahi gerek yoktur. Çünkü insanın kalbinde bir sıkıntı, bir endişe veya kuşku gibi olumsuz duygular varsa bunlar şeytanın telkinleridir. Şeytan, sinsi telkinleriyle insanların kalbinde huzursuzluk oluşturur. Oysa Allah insanların kalbine huzur, ferahlık verir. Şeytan, insanları Allah’ı ve tecellilerini düşünmekten, salih amellerde bulunmaktan uzaklaştırmak için onları kuşkucu bir ruh haline sürükler. Sonsuz akıl sahibi olan Allah, şeytanın insanları Kendi yolundan saptırmak için ettiği yemini bir ayette şöyle bildirir:
"Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim ve onlara kesin olarak davarların kulaklarını kesmelerini emredeceğim ve Allah'ın yarattıklarını değiştirmelerini emredeceğim." Kim Allah'ı bırakıp da şeytanı dost (veli) edinirse, kuşkusuz o, apaçık bir hüsrana uğramıştır." (Nisa Suresi, 119)
İnsanlar yaşadığı sürece ayette ifade edilen kuşkulara karşı dikkat etmelidirler. Çünkü insan zayıf bir imana sahipse bu kuşkuların etkisiyle Kuran ahlakından uzaklaşabilir. Kişi, özünde güzel ahlak göstermeye yatkın olabilir fakat buna rağmen şeytanın aklına telkin ettiği düşünceler içinde boğularak kendisini din ahlakını yaşamaktan uzaklaştırabilir.
Kuşku insana yarar sağlamaz, sadece zarar verir. Kuşku insanın ne ruhuna, ne bedenine, ne de maneviyatına en ufak bir yarar sağlamaz. Aksine hepsine zarar verir. Kişi, olayların güzelliğini, hayır ve hikmetle yaratıldığını düşünemezse, sürekli vesveseli bir ruh haliyle yaşar. Allah’a yakınlaşmak için kullanacağı vaktini boş ve amaçsız işlerle geçirir. Oysa iman eden bir insan Allah'ı anarak, Kuran ahlakını uygulama konusunda dikkatini açık tutarak kuşkudan uzak durmalı ve Allah’ın iman edenler için her şeyi güzellikle yarattığını bilmelidir.
Allah’ın izniyle, Kendisi’ne iman eden insanlar üzerinde şeytanın hiç bir etkileyici gücünün olmadığı Kuran'da şöyle bildirilmiştir:
"Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur. Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir." (Nahl Suresi, 99-100)
Makale: Mine ÇAKIR




