
YAKLAŞIK 140 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde projelendirilen, ancak maliyetinin yüksek olması, savaş ve siyasi sebeplerden dolayı bir türlü yapılamayan, hatta Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) bile müdahil olarak yapımına izin vermediği eski adıyla 'Dereyolu' yeni adıyla 'Karadeniz-Akdeniz Yolu' projesi rafa kalktı. Vatan Gazetesi Yazarı Reha Muhtar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, birkaç ay önce Hıncal Uluç'a söz ettiği 'Çılgın Proje'yi kaleme altı. Buna göre, Ordu'yu Akdeniz'e bağlayacak olan yol yerine, Samsun'dan Yumurtalık'a kadar 500 kilometre uzunluğunda bir denizyolu tüneli olduğu ortaya çıktı.
Ordu'da Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayacak 138 yıllık proje bitirilecek diye beklenirken, Vatan Gazetesi Yazarı Reha Muhtar, kaleme aldığı yazısında akıllara durgunluk verecek bir projeden bahsetti. Proje, Başbakan Erdoğan'ın 'Çılgın Projesi' olarak adlandırıldı ve Karadeniz'i Anadolu'nun tam ortasından ve 1000 metre derinlikten geçecek tünelle Akdeniz'e doğrudan bağlayacak bir tünel olarak belirtildi. Reha Muhtar'ın yazısına göre bu proje, beklenildiği gibi Ordu'dan değil, Samsun'dan başlayacak ve Adana Yumurtalık'ta sona erecek.
"CUMHURİYETİ'N 100. YIL PRESTİJ PROJESİ"
"KARADENİZ-AKDENİZ DENİZYOLU TÜNELİ"
Vatan Gazetesi Yazarı Reha Muhtar, Başbakan Erdoğan'ın birkaç ay önce Gazeteci Hıncal Uluç'a bahsettiği çılgın projesini kaleme aldı.
Gazeteci Reha Muhtar yazısında, "Çılgın Proje'ye göre, Karadeniz'de Samsun'dan, Akdeniz'de Yumurtalık'a bir denizyolu tüneli açılması"nı anlatan Muhtar, "Başbakan Erdoğan'ın, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılına yetiştirilmesi amacıyla başlattığı ve hazırlıkları çok gizli yürütülen 'Çılgın Proje'nin, Samsun'dan Yumurtalık'a kadar 500 kilometre uzunluğunda bir denizyolu tüneli olduğu ortaya çıktı. Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli’nin yaklaşık 1 yıldır çok gizli yürütülen proje çalışmaları için Ankara’da 33 mühendisten oluşan bir mühendisler grubu oluşturuldu. Proje ekibinde, jeoloji, inşaat, gemi, elektrik-elektronik, maden, petrol ve kimya mühendisleri görev alıyor. Karadeniz'i Anadolu'nun tam ortasından ve 1000 metre derinlikten geçecek tünelle Akdeniz'e doğrudan bağlayacak tünel, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılı için bir prestij projesi olarak öngörülüyor. Böylesi büyük bir projenin, Türkiye'ye Dünya genelinde çok büyük bir prestij sağlayacağı hesaplanıyor. Başbakan Erdoğan'ın, Karadeniz-Akdeniz Tüneli Projesi'yle, Türkiye'ye yeni ve uzak bir ufuk kazandırmak istediği belirtiliyor. Samsun'un 15 km. doğusundan başlayacak Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli, Anadolu'yu tam ortasından ve kuzey-Güney ekseninde keserek, Kayseri'nin yaklaşık 50 km. doğusundan geçtikten sonra, Adana'nın Yumurtalık ilçesinde Akdeniz’e kavuşacak.
"DEVASA BOYUTLAR"
Uzunluğu 500 km. olacak tünel, orta büyüklükte 2 geminin karşılıklı geçişine imkân tanıyacak şekilde, 80 metre olarak planlandı. Tünelin su yüzeyinden derinliği 22 metre, su yüzeyinden yüksekliği ise 18 metre olacak. Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli, Anadolu'nun altından geçerken, yeryüzünden 1400 metreye kadar derinliğe ulaşacak. Derinlikten dolayı, tünelin geçtiği güzergahta çok sayıda değerli maden, kömür, kaynak suyu, termal su, doğalgaz ve hatta petrol kaynaklarına rastlanması bekleniyor. Tünelin açılmasıyla, henüz keşfedilmemiş bu doğal kaynakların da Türkiye ekonomisine kazandırılması hedefleniyor.
"YÜZER KAZICILAR VE ZENGİN MADENLER"
Mühendisler, Dünya'da ilk defa böylesine devasa bir tünel kazısının planlandığını, dolayısıyla çok farklı kazı tekniklerinin kullanılması gerektiği üzerinde duruyor. Kazının, bu amaçla özel olarak inşa edilecek platform-gemiler üzerine monte edilecek dev kazıcılarla yapılması, kazılan toprak, kaya ve madenlerin taşıyıcı bantlar yardımıyla, platformu takip eden gemilere yüklenmesi ve böylelikle nakledilmesi üzerinde duruluyor. 500 kilometre uzunluğundaki tünelin daha kısa süre içinde kazılabilmesi için, inşaatın Samsun ve Yumurtalık'tan iki yönlü olarak başlatılması söz konusu. Kazı sırasında çıkarılacak milyarlarca tonluk toprak ve kaya hafriyatının, özellikle Karadeniz ve Akdeniz kıyılarında inşa edilen ve edilecek sahil yolları için dolgu amaçlı kullanılması planlanıyor. Ayrıca bu hafriyatın, başta Hollanda olmak üzere deniz dolgusu için toprak ve kayaya ihtiyacı olan ülkelere ihraç edilmesi de sözkonusu olabilecek. Ayrıca, kazı sırasında elde edilecek maden ve kömür gibi unsurların ticari olarak değerlendirilmesi yanında, muhtemel organik maddelerin de tarımsal gübre amaçlı kullanılabileceği öngörülüyor.
"KAYSERİ'YE DENİZ GELECEK'
Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli'nin inşasıyla, boğazlardaki gemi ve tanker trafiğinin önemli ölçüde azaltılması sağlanacak. Orta Anadolu'nun doğusundan geçecek tünel, bir anlamda Kayseri'ye deniz de getirmiş olacak. Tünelin geçtiği güzergah boyuna, biri Kayseri yakınlarında olmak üzere, 3 veya 4 noktadan dikey tünel açılarak, bu asansör tünellerin Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli’ne kavuştuğu noktalara birer liman kurulması planlanıyor. Böylece Orta Anadolu, deniz yoluyla taşımacılık imkânına kavuşmuş olacak. Mühendisler, tünel limanlarına dikey asansörlerle yolcu ve yük taşıması yapılabileceği gibi, eğimli tünellerle karayolu bağlantısı da yapılabileceği düşüncesiyle seçenekli projeler üzerinde çalışıyor. Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli'nin açılmasıyla ortaya çıkacak yeni temiz su kaynaklarının, güzergâh yakınlarındaki şehir ve kasabaların su ihtiyacını karşılanmasında kullanılması öngörülüyor. Ayrıca tünel hattının, petrol ve gaz borularının geçişi için de kullanılabileceği üzerinde duruluyor.
"AÇIKLAMA SEÇİMDEN ÖNCE"
Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın talimatıyla proje çalışmaları çok gizli yürütülen Karadeniz-Akdeniz Denizyolu Tüneli Projesinin, 12 Haziran 2011 seçimleri öncesinde yine Başbakan tarafından açıklanacağı belirtiliyor. Projenin kamuoyuna açıklandıktan sonra yaklaşık 1 yıl boyunca her bakımdan tartışılması ve gelen eleştiriler dikkate alınarak gerekli revizyonlar yapıldıktan sonra, 2012 sonbaharında inşaat çalışmalarına başlanması öngörülüyor. Bu arada geçecek 1 yıllık zaman dilimi içinde başta MTA olmak üzere ilgili kamu kurumlarının zemin etüdü ve jeofizik inceleme çalışmalarını yürütmesi planlanıyor. Tünelin açılışı için Cumhuriyetin 100. Kuruluş Yıldönümü olan 2023 yılı hedeflenirken, uzmanlar böylesine bir tünelin 11-12 yıl içinde tamamlanmasının mümkün olmadığı görüşünü dile getiriyor." diye yazdı.
"ORDU'NUN TARİHİ PROJESİ NE OLACAK?"
Peki, Ordu'dan başlayıp Akdeniz'e kadar uzanması beklenen tarihi Dereyolu, yeni adıyla Karadeniz-Akdeniz Yolu Projesi ne olacak? Ak Parti Ordu Milletvekillerinden şimdi bu sorunun yanıtı bekleniyor.
"DEREYOLU'NUN HİKAYESİ"
Proje ilk olarak 1873'te Sultan Abdülaziz döneminde başladı. O yıllarda maliyeti nedeniyle askıya alındı. Mühendis Çıngıryan Efendi, 1885-1890 yılları arasında projeyi tekrar gündeme getirdi. Bu çalışma da bir ön incelemeden öteye gidemedi. Dereyolu Projesi, 1908 yılında Erkan-ı Harp Yüzbaşısı Şevki Efendi tarafından yeniden ele alınsa da, araya giren Trablusgarp, Balkan ve 1. Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı nedeniyle uzun bir süre unutuldu. Cumhuriyet'in ilanından sonra, aynı proje yeniden hükümet programlarına girdi ve 1926-1928 yıllarında tekrar projelendirildi. Dönemin Ordu Valisi Ali Kemal Aksüt, 1929'un Aralık ayında projenin ilk temelini attı ancak çalışmalar 1933 yılından itibaren ülkedeki siyasi karışıklıklar sebebiyle yeniden askıya alındı. Darbe ve muhtıraların ardından 1970'li yıllarda yeniden gündeme sokuldu. Bu kez de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile SSCB arasındaki soğuk savaş döneminde Dereyolu, 'Bir Sovyet işgalinde tankların Karadeniz'den İç Anadolu'ya kolayca ulaşmasını sağlayabilir" gerekçesiyle gündemden düşürüldü. AK Parti Hükümeti, projeyi bölgenin ekonomik kalkınmasını sağlamak amacıyla acil eylem planına dahil etti. Ordulu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in yakından takip ettiği Dereyolu Projesi'nde sona yaklaşıldı. Devlet Su İşleri tarafından yürütülen proje, yol, tünel işlemlerinin tamamlanmasının ardından Karayolları Genel Müdürlüğü'ne devredilecek. Karayolları, yolu asfaltladıktan sonra Temmuz 2007'de ulaşıma açacaktı. Ancak 2011 yılına kadar gelinen süreçte, Dereyolu yeni ismiyle Karadeniz-Akdeniz Yolu yine ulaşıma açılamadı.
KAYNAK: Vatan Gazetesi (Reha Muhtar'ın yazısı için tıklayınız)




